Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Kabak

Küerbis / Courge / Gourd / Cucurbita
Kabak bir yıllık, sürünücü otsu bir bitki. Gövdeleri tüylü ve silindir biçimindedir. Kökleri uzun ve iğ seklindedir. Yapraklar tüylü, büyük, böbrek veya kalp seklinde, beş parçalı, uzun saplıdır. Çiçekler tek eşeylidir. Erkek çiçekler sarımsı renkte büyük, dişi çiçekler daha küçüktür. Meyveleri çeşidine göre küremsi, silindir veya yumurtamsı şekillerde ve saplıdır. Meyve kabuğu ince veya kalın, yumuşak veya serttir. Meyveleri çok tohumludur. Kabak, bir sıcak ve mutedil bölge bitkisidir. Ülkemizde birçok kabak türü ve bunların varyeteleri ekilmektedir. Bilhassa sakız kabağı (Cucurbita pepo) ve kestane(helvacı) kabağı (C. maxima) önemli olup tıbbî olarak da kullanılmaktadır.
Sakız kabağı (C. pepo)
Gövdeleri boyunca keskin çizgili, yaprakları beş sivri parçalıdır. Meyveleri silindir veya yumurtamsı olup, kalın ve sert kabukludur. Beyaz etli, makbul bir kabaktır. 20-30 cm kadar uzunluktadır.
Kestane kabağı-Helvacı kabağı (C. maxima)
Gövdeleri silindir biçiminde, yaprakları böbrek seklinde ve tüylüdür. Meyveleri basık küremsi, saplı, ince kabukludur. Pişirildiğinde kabukları yumuşar ve zar gibi soyulur. Kırmızı etli kısmında sekerli ve nişastalı maddeler vardır. Yemeği ve tatlısı yapılır.
Nelere iyi gelir?
Her iki türün kurutulmuş tohumları tedavide kullanılır. Tohumlarında sâbit yağ ve peporesin vardır. Tohumları (çekirdekleri) tenya ve kurt düşürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanılmaktadır. Tohumlar dış kabuklarından ayrılarak dövülür, sekerle karıştırılarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gramdır. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini içerir. Pişirilen etli kısmı yiyecekten başka çıban ve şiş yerlere lapa olarak uygulanır.
Bal kabağı
Kestane kabağının bir cinsidir. Eti saridir.
Lif kabağı (Luffa cylindrica)
Meyvelerinin iletim demetleri sık bir ağ teşkil eder. Bu şebeke, meyve soyulup kurutulduktan sonra, sünger gibi kullanılır.
Su kabağı (Lagerneria vulgaris)
Meyvelerinin yarısı şişkin, yarısı dardır. Bu sebepten su kabı olarak veya ortadan boyuna kesilip kurutulduktan sonra maşrapa seklinde kullanılmaktadır.
Dikenli kabak (Sechium edule)
Vatanı Orta Amerika olan, ülkemizin güney bölgesinde yetiştirilen çok yıllık bir bitkidir. Meyveleri etli ve büyük bir armut seklinde, beş dilimlidir. İçinde bir büyük tohum vardır. Meyveleri pişirildikten sonra sebze olarak yenir.

Kabak tadı
Halk arasında tatsız durumlar için kullanılan "kabak tadı verdi "sözü eğer kabağın özellikleri bilinseydi asla bir daha ağza alınmazdı.

Sivilcesiz Beyaz Ciltler

Ergenlik sivilcelerinde bal kabağı yenilirse faydası görülür. Kan yapıcı özelliği de olan kabak düzenli tüketilirse aynı zamanda cildi beyazlatır ve yumuşatır.

Öksürüğü Söktürmek İçin

Kabağı bir miktar sütle haşlayın, sonra bir miktar şeker ilave edip sıcak sıcak için. Bu karışım göğsü yumuşatıp öksürüğü söktürecektir.

 

Kabak Çekirdeğine Ne Dersiniz?

Kabak çekirdeğini seviyorsanız bu çekirdeğin yalnızca vakit geçirmek için tüketilen bir kuru yemiş olmadığını bilmeniz gerekir.

Kabak çekirdeği böbrek zayıflığını, böbrek , mesane iltihaplarını, idrar yollarında oluşan yanmayı ve idrardan kan gelmesini önler. Ayrıca bağırsak kurtlarını düşürür. Ancak sürekli tüketilirse bir zaman sonra şişmanlığa sebebiyet verebilir.

Kabızlıkta

Kabak yemekleri hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı giderir.

Çiğ Kabak mı?

Evet kabağı rahatlıkla pişirmeden de yiyebilirsiniz. İşte size enfes bir çiğ kabak salatası tarifi: İki kabağı çok güzel yıkayıp rendenin en kalın yerinden geçirin, yarım demet dere otu ve bir  miktar dövülmüş cevizi ekleyin, tuz ve karabiber katıp üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirin. Sonra birkaç damla zeytinyağı ekleyip servis yapın. İşte size hem besleyici hem de lezzetli bir salata.

Sinirlere

Kabak suyundan şerbet yapıp içirseniz nezleden ileri gelen baş ağrısını, vesveseyi geçirir, sinirleri yumuşatır. Ayrıca vücuttaki fazla suların atılmasını sağladığını da unutmayın.

İçindekiler

Kabakta C vitamini, şeker, nişasta, albümin, salisilik asit peponin ve uçucu yağlar bulunur.

Öneriler

Kabağın genellikle dere otu ile birlikte pişirilmesi önerilir. Bununla birlikte kabak yemeği ve kabak tatlısı yenildikten sonra  biraz sakız çiğnenmelidir. Sakız çiğnemek tükürük ifrazatını artırır. Bol tükürükle karışmadığı zaman kabak midede gaza sebep olabilir, gaz da kalbi sıkıştırıp rahatsızlığa sebebiyet verir.

Hep Pilav Hep Makarna

Etli ya da sulu yemeklerin yanına nedense hep  pilav ya da makarna yapar ve bundan vazgeçmeyiz. Bunun yerine size çok basit bir kabak tarifi sunacağız; kabakları çok güzel yıkayıp uzunlamasına parmak parmak kesin az tuz, çok karabiberle ovun, teflon tavada yalnızca bir yemek kaşığı yağda ve oldukça hararetli ateşte bir iki dakika tavayı sallayarak pişirin. Tavadan aldıktan sonra üzerine dereotu kıyın. Bu yemek hem pilav veya makarnanın yerine geçecek hem de zahmetsizce hazırladığınız bu yemeği sair zamanlarda da afiyetle yiyeceksiniz.

 

Kakule

Kardamom / Ingver / Cardamome / Cardamom / Elettaria cardamomum
Ülkemize Hindistan'dan gelen faydalı bir misafirdir kakule. 4-5 m boyunda, büyük yapraklı çok yıllık bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir. Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta, sarimsi yeşil ve kirli beyazımsı renktedir. Tohumları mercimek seklinde ve büyüklüğünde, kırmızımsı esmer renkte olup, keskin kokuludur. Batı ve Güney Hindistan, Güneydoğu Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişir.  Seyhan kakulesi, Malalar kakulesi, Siyam kakulesi gibi yetiştiği yere göre isim alır.
Kakule tohumları rezin, nişasta ve uçucu yağlar taşır. Hoş lezzeti ve kokusundan dolayı baharat olarak kullanılır.

Nezle mi Oldunuz?

Kakuleyi dövüp burnunuza enfiye gibi çekin. Bu şekilde kullanımı nezleyi keser.

Ağız Kokusuna Kakule

Aktarlarda kapsül şeklinde bulunan kakuleden yanınızda bulundurun ve gün içerisinde sakız gibi çiğneyin. Hem ferahlatır hem de ağız kokusunu giderir.

Mide Bulantısı İçin

Mideniz bulandığında, kaynatacağınız nanenin içerisine bir tutam kakule atın  ve daha sonra limon ve bal ilave ederek için. Bulantınız iyileşecektir Allah'ın c.c izni ile.

İştahsızlara

Kaynatılmış kakule esmer şeker veya balla tatlandırılıp içildiğinde iştahsızlık probleminin çözümünde bir hayli yol almış olursunuz.

Ayrıca Kakule

Mideye ve ciğere iyi gelir.

Nane ve kekikle beraber kaynatılıp içilen kakule hem mide yaralarına hem de midede oluşan gazların giderilmesinde  faydalıdır.

Zihni güçlendirici etkisi vardır.

Ancak

Kakule hamilelere   yasaktır.

 

Kamelya

Kamelya hem bakteri öldürür hem de iyi bir kramp çözücüdür. Bağışıklık             

sisteminin zorda kaldığı soğuk algınlığı şikayetleri, bağırsak ve mide rahatsızlıklarına da etkilidir.

Uygun olan kullanma biçimi bir su bardağı kaynar suya iki çay kaşığı atıp demlemektir. Bu çay günde iki üç kez içilebilir. Banyoda da kullanılabilir.

Ancak

Kamelya çayı aralıklarla içilmelidir. Mesela 3 - 4 saat arayla. Fazla alımı güçlü allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Allerjik rahatsızlığı olanlar bu duruma çok dikkat etmelidirler. Her ihtimale karşı bu kişiler kamelya çayından uzak dursunlar.

 

Kantaron

binbirdelik otu / sarı kantaron / kan otu / kılıç otu/ yara otu

Tausendguedenkrauf / Centaurée / Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon / Erythroea / Gentiana lutea

Hypericum calycinum : koyunkıran, kuzukıran. Hypericum empetrifolium: sarı püren, püren / Hypericum perforatum : binbirdelik otu / Hypericum scabrum : kepir otu, kızılcık otu, mayasıl otu / Hypericum triquetrifolium : pırpır otu

Haziran, eylül ayları arasında pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli çayır ve orman kenarlarında rastlanan 15-50 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Küçük kantaron veya kırmızı kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve diktir. Yapraklar sapsız ve karşılıklı, oval şekilli ve uçları sivridir. Pembemsi çiçekler dalların ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle saplıdır. Çiçekler beş sivri dişli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir kapsüldür. Çok fazla sarımsı-esmer renkli tohumları vardır.
O en güzel vahşi çiçeklerden biridir. Vahşi olması onun yetişme tarzından ve yetiştiği yerlerdendir galiba. En çok ovalar, dağlar, kırlar, çayırlıklar ve ıssız yol kenarlarıdır.

Eski zaman tedavi usullerini anlatan kitaplar kantarondan uzun uzadıya bahsederler. Bunun önemli sebeplerinden birisi kantaronun bir çok hastalığa şifa vermesinin yanı sıra köklerinin zehirli   olmasıdır.

Bu bitkiyi kullanırken dikkatli olmanın ötesinde bir uzmanlık da gerekmektedir. Biz yine de bilgi olsun kabilinden kantaronla yapılan ilaçlardan ve bu ilaçların hangi hastalığın tedavisinde kullanıldığından söz eyleyelim. Kantaronun içinde pektin, zamk, uçucu yağ, eterik asit ve nikotin asiti bulunur.
Tarla, yol ve orman kıyılarında, tepelerde ve çayırlarda Temmuz’dan Eylül’e kadar çiçeklenen şifalı bir bitkidir.
Bitki 25-60 cm boyunda olup , çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı , korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir  . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır . Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda , yağ guddeleri , parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür . Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir . Yanılmamak için , tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde, ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz . Tanen (tannin), uçucu yağlar (carophyllene, pinene, limonene, myrcene), flavon türevleri (flavonoids; quercitrin, quercitin, rutin),  hipericin (hypericin, pseudohypericin), karoten (carotene), vitamin C ve resin  içermektedir . Hipericin ışığa duyarlı yapan bir bileşiktir .

Bu bitkiyi yiyen hayvanlar (Koyun , sığır ,at) dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan , deri hastalıkları meydana gelir . Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir duyarlılık meydana gelmez. Avrupa ve Anadolu’da yaygın olup Hıristiyan inancında kutsal kabul edilen bir bitkidir.

Ülser Ve Gastirit İçin Kantaron İçin

20 gram kadar kuru kantaronu beş bardak su ile kaynatın (su bardağı). Günde ortalama üç çay bardağı için. Bu içecek ülser ve gastritte iyileşmeyi hızlandıracaktır.

Kulak Ağrısı İçin Etkili Bir Yöntem

Kantaronun dövülerek çıkarılan suyu ağrısına dayanılamayan kulağa damlatıldığında doktora gidinceye kadar sizi rahatlatacaktır.

Kan Dolaşımı

Kantaronun kaynatılıp balla tatlandırıldıktan sonra içilmesinin kan dolaşımını düzene sokacağı rivayet olunmaktadır.

İltihaplar İçin

Kantaronun kekikle beraber kaynatılıp belli bir süre içilmeye devam edildiğinde  mide, bağırsak ve böbrek iltihaplarının geçmesinde iltihap kurutucu olarak fayda verdiği bilinmektedir.

Sirke İle

Kantaronu kaynatıp üzerine sirke ilave ettikten ve başınızı bu su ile yıkadıktan sonra baş ağrınızın geçtiğini göreceksiniz. Bu uygulamayı başınız çok şiddetli ağrıyorsa yapın. Çünkü sirke kokusu sizi başınızın ağrımasından daha fazla rahatsız edebilir. Bu işlemden sonra saçlarınızı çok iyi durulamayı unutmayın.

Karaciğer Kifayetsizliği

Kantaronu ayrık otu kökü ile beraber kaynatıp balla tatlandırdıktan sonra için. Karaciğer yetersizliğinde faydasını göreceksiniz.

Bademcik İltihabı

Kekik suyu ve kantaronu beraber kaynatıp bu su ile boğazınıza gargara yapın. Bademcik iltihabı ve ağız yaralarında çok etkili olan bu ilacın faydasını göreceksiniz.

Antiseptik

100 gram kuru kantaronu çeyrek litre saf zeytinyağının içinde tam iki hafta bekletin. Yara ve yanıklarda kullanabileceğiniz hem mikrop öldürücü  hem de iyileştirici olarak kuvvetli bir antiseptik elde etmiş olursunuz.

En iyi yara yağı
Gerçekten de kantaron yağı ; ağrı kesici , iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle , en iyi yara yağıdır.
Kantaron çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel şikayetlerde , çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarda kullanılır .

Sinirsel yüz ağrılarında, günde 2-3 bardak kantaron çayı içilip , ağrılı bölgeler uzunca bir süre dıştan kantaron yağı ile ovulur.
İshale karşı

Ayrıca o , ishale karşı da çok etkili bir bitkidir.

Sinirsel ve psikolojik rahatsızlıklarda
Kantaron ayrıca nevrozlarda , uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında, konuşma bozukluklarında , rahatsız uykularda , histeri krizlerinde, uyurgezerlikte, yatağa işeme ve depresyonlarda da kullanılabilir.
Tüm bu hastalıklarda içten kantaron çayını kullanırken , bir yandan da oturma banyolarının çok olumlu sonuçlar verdiği söylenebilir. Haftanın 6 günü , arka arkaya ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir . Sinir sistemi ile ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir.
Gelişme çağındaki genç kızlar

Gelişme çağındaki genç kızların , bir süre (Birkaç ay) günde 2 bardak kantaron çayı içmeleri önerilebilir . Bu çay genç kızın cinsel gelişimine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir .

Kantaron çayı
1 tatlı kaşığı dolusu bitki , orta boy 1 su bardağı kaynamış suya eklenir  ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.
Kantaron yağı
Çok ünlü olan kantaron yağı da hiç bir evde eksik olmamalıdır . Bu yağı herkes kolayca hazırlayabilir . İyileştirme gücünü en az 2 yıl korur ve yalnızca açık yaralarda , yeni yaralanmalarda , hematomlarda (Deride mavi-mor lekeler) , beze şişkinliklerinde, güneş yanıklarında ve pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp , uçuklar (herpes), varisli damarlar, basurlar (hemorrhoids), sırt ağrıları , lumbago , siyatik, mafsal (eklem) iltihabı, romatizma ve   felçli-inmeli (paralysis) bölgelerde de etkili bir friksiyon (Ovarak sürme) yağı olarak kullanılabilir . Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına yatırılır . Bu yağ , güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına zeytinyağı ile hazırlanmış kantaron yağı sürüldüğünde karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erer.
Güneşli havada toplanmış çiçekler , gevsek biçimde bir şişeye doldurulur ve üstüne , sızma zeytinyağı eklenir . Zeytinyağı çiçekleri örtmelidir . Mayalanma süresi olan 3-5 gün süresince şişenin kapağı açık tutulur ve arada bir çalkalanarak , güneşli bir yerde bekletilir . Daha sonra şişenin kapağı kapatılır ve 4-5 hafta boyunca , arada bir çalkalanarak güneşte bekletilir . Süre sonunda süzülür , çiçekler de sıkılır ve koyu renkli şişelere doldurularak saklanır. Yanık yaraları için , zeytinyağı yerine, ketentohumu yağı kullanılır .

Dikkat!

Kantaronda bulunan bir madde vardır ki ona çok dikkat etmek gerekir. Kantaronun taşıdığı hiperycin maddesinin deride güneş ışığına karşı hassasiyet meydana getirerek yaralara sebep olduğu bilinmelidir. Bu zararlı olma hali genellikle bitkinin çok miktarda yenilmesi ile meydana geldiği bilinmektedir. Haricen kullanıldığında bu türden bir etki yapmaz.

 

Karabiber

Hindistanlı bu baharat mutfaklarımızda hemen tuzun yanı başında durarak yemeklerimizi daha lezzetli hale getirir. Yemeklere kattığımız karabiber lezzet verdiği gibi aynı zamanda iyi bir iştah açıcıdır.
Karabiber,Hindistan, Brezilya, Singapur, Malezya, endonozya ve Vietnamda yetiştirilir. Ülkemizin iklimi Karabiber yetiştirilmesini uygun değil; bir dönem Adana civarında deneme üretimleri yapıldı, fakat başarılı sonuç alınamadı. Karabiberin, Malabar, Salvak ve Beyaz Karabiber olmak üzere üç çeşidi vardır. Salavak, çekildiği zaman esmer, Malabar açık gri ve Beyaz Karabiber ise süt beyazı renk alır. Ülkemizdeki yıllık tüketimi 3 bin ton civarında olan karabiber, başta kebap ve köfteler olmak üzere, birçok yemekte kullanılır.

Sinirleri Kuvvetlendirir

Yemeklerinizde ve çorbalarınızda karabiberi asla eksik etmeyin çünkü karabiber aynı zamanda sinirleri kuvvetlendiren bir etkiye de sahiptir.

Şeker Hastaları Karabiberden Vazgeçmeyin

Şeker hastaları da yemeklerinden karabiberi asla eksik etmesinler. Karabiber vücudun doğal insülin üretimine katkıda bulunurlar.

Saçlarından Bir Şekilde Şikayeti Olanlar

Karabiber balla ve soğanla karıştırılıp başa sürülürse saç zayıflığını giderir ve saç bitmesine yardımcı olur.

Diğer Özellikleri

Karabiberin kurutucu, ısıtıcı, iştah açıcı, bağırsak kuvvetlendirici,hafıza ve belleği güçlendirici, mide temizleyici özelliği vardır.

Karabiber yağı ağrılara, yüz felcine ve hafif derecelerdeki felçlere şifa olur.

Dikkat!

Karabiberli yemekler yüzünüzde sivilce, kaşıntı gibi rahatsızlıklar meydana getirirlerse enginar ve şahtere gibi karaciğer güçlendiriciler kullanılmalıdır.

 

Karanfil

Güzel kokulu bu çiçek ev ve bahçemizin süs bitkisi olduğu kadar ev eczanemizin de önemli bir elamanıdır. İçinde reçine, tener, sabit yağ ve eugenol bulunur.

Öksürük ve Balgam İçin Muhteşem İkili : Ihlamur ve Karanfil

Ihlamur ve karanfili birlikte kaynatıp balla karıştırın. Bu çayı içmeye devam ederseniz öksürük ve balgam şikayetlerinizin azalarak kaybolduğunu göreceksiniz.

Doğumu Kolaylaştırabilmek İçin

Karanfilin doğumu kolaylaştırıcı yönü yabana atılamayacak kadar önemlidir.

Karanfil defne tohumları ile birlikte kaynatılıp balla tatlandırıldıktan sonra doğuma on gün kala birer su bardağı içilirse doğum kolay olacaktır.

Ağız Kokusu ve Hıçkırık Tuttu Beni

Küçük bir kutu içinde yanınızda taşıyacağınız karanfilleri günde bir kaç kez ağzınızda çiğneyin. Bu hem ağız kokusunu giderecek hem de diş çürümelerinin önüne geçecektir. Aynı zamanda karanfilin hıçkırığı geçirme özelliği de bulunmaktadır.

Zihin Açıcı

Karanfili çay gibi demleyip tatlandırıp içerseniz hafıza kuvvetlendirici, zihin açıcı ve unutkanlığı bertaraf eden hoş bir içecek elde etmiş olacaksınız. Bu çay kalp çarpıntısına da iyi gelecektir.

Karanfil Yağı

Eğer dişiniz ağrıyorsa ve evinizde de karanfil yağı varsa  bir pamuğa süreceğiniz karanfil yağını dişinize bastırıp koyarsanız faydasını görürsünüz.

Ağız İçi İltihaplarında

Karanfili kekik ve misvakla beraber kaynatıp bal karıştırarak için ve ya bu su ile ağzınızı çalkalayın. Bu terkip boğaz iltihaplarına faydalıdır.

İştah Açıcı

Karanfil çiçeklerini toplayın dört bardak kadar suyun içine atıp 24 saat kadar bakletin. Zaman dolduktan sonra bu suyu içmeye başlayabilirsiniz. Bu su hem ateş düşürücü olarak kullanılır hem de iştah açıcı özelliği vardır.

İdrar Kaçırmalarında

Karanfil çayı balla tatlandırılıp içildiğinde idrarını tutamayanlara iyi gelir

Karpuz

Harbuz / Citrullus vulgaris / Watermelon / Pasteque / Wassermelone
Ülkemizin hemen her yöresinde yetiştirilen, sulu ve lezzetli, alaca yeşil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yıllık otsu bir bitkidir karpuz. Daha çok Akdeniz bölgesi ülkelerinde yetişir. Anavatanı Afrika olan karpuzun eski Mısır’da yetiştirildiği bilinmektedir. Karpuz, mutedil iklimlerden hoşlanır, kumlu-killi, derin ve serin toprakları sever. Renk, şekil ve yetiştiği yere göre isim alır:
Yeni dünyâ karpuzu: Marmara bölgesinde çok ekilir. Açık yeşil renkte ince kabuklu, koyu kırmızı, gevrek, tatlı ve etlidir. Çekirdekleri beyaz ve küçüktür.
Alacalı karpuz: Açık yeşil kabuk üzerinde düzenli koyu lekeler vardır. Kabuğu gevrektir. Eti pembe kırmızı, çekirdekleri siyahtır.
Kara karpuz: Etinin orta kısmı buzlu gibi görüldüğünden kara buz karpuzu da denir. Kalın, koyu yeşil kabuklu, çok şekerli ve lezzetli, Çekirdekleri küçük ve kırmızı renklidir. Siyah olanları da vardır.
Gülle karpuzu: Geç yetişen, kışlık bir karpuz çeşididir. Koyu yeşil renkte ve gülle seklindedir.
Vaşinkton karpuzu: Erken yetişen tatlı, kabuğu ince bir karpuz çeşididir.
Diyarbakır karpuzu: Alaca yeşil, çok kalın kabuklu, biçimi yuvarlak ve söbe, ortalama 20-30 kg gelebilen iriliktedir. 50-60 kg gelenleri de vardır. Fazla sekerli sayılmaz, eti de posalıdır.

Japon Kapuzu: Japonya da yeni üretilen küp şeklinde karpuz. 

Yaz günlerinin bu sulu ve serinletici meyvesini bir de şifa olan özellikleriyle birlikte tanıyınca onu daha çok seveceksiniz.

Göz Nezlesinde Karpuz Kullanın

Eğer göz nezlesi olduysanız bir kaç karpuz kabuğunu hemen yardıma çağırmalısınız. Onlar size yardımcı olacaklardır.  Bunun için karpuz kabuklarını ara ara alnınıza koyup biraz bekletmeniz yeterlidir. Karpuzun kabuğunu alnınıza koymak için soyduğunuzda içini yemeyi unutmayın lütfen.

Karpuzu Karpuz Yapanlar

Karpuzun içinde A, B1, B2, B3, B6, C ve E vitaminleri ile protein, karbonhidrat, selüloz, glikoz, ayrıca mineral olarak da fosfor, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir ve sodyum bulunmaktadır.

Çocuklarınıza Karpuz Yedirin

İçinde bu kadar çok vitamin ve mineral barındıran karpuzun belki de en önemli özelliği çocuklarımızda kemik gelişimini sağlamasıdır. Bu sebeple mevsimi geldiğinde çocuklarımıza bol bol karpuz yedirmeliyiz.

Sevda Acısına

Şaşırmayın sakın. Eski şifalı otlar muharrirleri kitaplarında sütle beraber yenen karpuzun sevdayı geçirdiğini yazarlar. Denemeye değer mi siz  karar verin.

Böbrek Hastaları İçin

Karpuz, bünyesinde barındırdığı bol mineralle böbrekleri çalıştırır ve kanı üre, ürat tuzları gibi zehirlerden temizler.

Zencefilli Karpuz

Karpuz zencefil ve balla yenilirse balgamı kesici özelliği vardır.

Cilt İçin          

Bolca karpuz yiyen kişilerin cilt lekeleri geçer ve duru bir cilde sahip olurlar.

Ayrıca

Vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumları eriterek sağlık ve zindelik verir.

Karpuzun kelekleri  tursu yapımında kullanılır.

Öneri

Karpuzu yemekten çok önce yemek şifası için önemlidir. Doyurucu ve tok tutucu özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde de tercih edilmelidir.

 

Kavun

Zuckermelone / Melon / Muskmelon / Cucumis melo
İlkbaharda küçük sari çiçekler açan, yıllık, sürünücü, otsu bir yaz meyvesidir. Sülükleri dallanmıştır. Yaprakları kalp ve böbrek seklinde, 3-5 loplu, büyük ve tüylüdür. Çiçekleri, bir eşeyli ve bir evcikli olup yaprakların koltuğundan çıkarlar. Meyveleri çeşitli şekil ve renklerde (genellikle sarı) dır. Çekirdekleri uzun, oval ya da elips şeklindedir. Kavunun ana yurdu Orta Asya’dır. Dünyanın tropik ve ılıman bölgelerinde kültür olarak yetiştirilir. Avrupa’da çok tutulan  ünlü kantalup kavununun esas vatanı Van ve Diyarbakır bölgesidir. Ancak 16. yüzyılda İtalya’da görülmüş olan bu kavun çeşidi Roma yakınındaki Cantalupa’da yetiştirildiği için batıda bu adı almıştır. Ülkemizde pek çok kavun çeşidi yetiştirilmektedir. Trakya ve İstanbul bölgesinde yetiştirilen topatan kavunu, ince ve sarı kabuklu olup dayanıksızdır. Bu bölgede yetiştirilen çitli denilen kavun kışa dayanıklıdır. Ege bölgesinde bilhassa Manisa yöresinde Kırkağaç kavunu ziraatı oldukça yaygındır. Dayanıklı ve  lezzetli olan bu kavunlar aynı zamanda ihraç da edilmektedir. Kırkağaç kavunundan üretilen çeşitleri “hasan bey, altınbaş, dilimli ve hallaç” gibi yerel isimler almaktadır. Olgunlaşmadan koparılan kelekleri çiğ yenilebildiği gibi turşu yapımında da kullanılır.

Yaz aylarının bu güzel meyvesini mevsiminde tüketebileceğiniz gibi mevsimi geçince kullanmak üzere çekirdeklerinden de faydalanabilirsiniz.

Et Yemekleriniz Çabuk Pişsin

Et yemeği pişirirken tencereye kavunun kabuklarından biraz koyarsanız etin çok daha çabuk piştiğini göreceksiniz.

Öksürük İçin

Öksürük için yaklaşık dört su bardağı kaynar suyun içine 100 gram kadar kavun çekirdeği atın, tekrar kaynatmaya başlayın ve su yarısına kadar gelince kaynattığınız suyu ocaktan alın ve süzün. Elde ettiğiniz kavun çekirdekli suyu bir kerede için. Bu şurup öksürüğe iyi geldiği gibi göğüs ağrılarınızı da hafifletecektir.

Tatlı Kavun

Tatlı kavun hararet verir. Vücudunuzdaki lekeleri ve aynı zamanda teri azaltır. Çekirdeklerinin yenmesi iç organlardaki yaralara iyi gelir.

Kavun Kimlere Yasak?

Kavunun fazla miktarda tüketilmesi ülser, yüksek tansiyon ve şeker hastalığında yasaktır.

Kavunla Gelen Lezzet : Sübye

İzmir'e has bir içecek olan sübye öncelikle kavun çekirdeklerinin kuru iken iyice ayıklanmasıyla yapılmaya başlanır. Kalburda çalkalanıp  yeniden en az 1,5 saat ıslanmaya bırakılır Suda kaldığı süre içerisinde posası yarım saat kadar tokmakla dövülür. Sonra 1e 1,5 oranında şekerle döğülerek kavun çekirdeği kalmayacak şekilde karıştırılır, macun şeklini alır. Bu hali yıllarca bozulmaz. Kullanmak istediğinizde ihtiyacınız kadar alın ve bir miktar su ile ıslatın. Eriyen macunu ince bir elekten veya tülbentten en az dört beş sefer geçirerek sekiz ila on saat arasında tüketin. Tadını çok seveceksiniz.

İlaç Olarak Kavun Çekirdeği

Kavun çekirdekleri yenilirse içteki yaraları  iyileştirir.

Vücuttaki lekeleri ve teri azaltır.

Bolca yenildiği takdirde bağırsakları temizler.

Ayrıca kavun
Sinirleri yatıştırır, böbreklerdeki kani temizler, taşların düşürülmesine yardımcı olur.

İbn-i Sina'dan :

"Kavun çok faydalıdır ancak bunu aynı öğündeki iki yemek arasında yemek doğru değildir. "

 

Kayısı

Aprikosenbaum (m) / Fr. Abricotier (m) / Ing. Apricot tree / Zerdali
 Belki dünyanın en güzel meyvelerinden birisidir kayısı. Hem de en güzelleri bizim ülkemizde yetiştirilir. Sarının en güzel rengi ondadır, sarı en güzel onda kokar. Olgunluğu tam kararındaki bir kayısıyı yemek kadar insana zevk veren başka meyve olabilir mi bilmiyorum.

Menşei Çin olarak bilinen, 2-10 m yüksekliğinde, dikensi ve tüysüz bir ağaçtır kayısı. Yapraklar uzunca ve mızraksı, kenarları dişli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarimsi-turuncu renkte eriksidir. Şekerpare, Turfanda, İmrahor, Sam, Kuru kabuk, Çöloğlu  gibi çeşitleri vardır ve ülkemizde, Malatya, Erzincan, Bursa, Amasya, Çorum, Niğde ve Kayseri’de yetiştirilir.

Etli meyvesi şeker, organik asitler ve C vitamini içerir. Çekirdeklerinden elde edilen yağ badem yağı yerine kullanılabilir. Yaprakları içerdiği amygdalin maddesinden dolayı derelerde balıkları sersemleterek tutmak için kullanılır.

Pakistan’ın bir bölgesinde yaşayan insanların kayısı suyu, kayısı çorbası ve kayısı yağı ile yapılmış  yemeklerle beslendikleri, sağlıklı ve uzun ömürlü oldukları, stresle hiç tanışmadıkları dikkate alınırsa bu duruma kayısının da bir katkısı vardır diye düşünüyorum.

Bağırsak Kurtlarına Karşı Kayısı

Dört beş tane kayısının çekirdeklerini dövüp suyu içilirse bağırsak kurtlarını öldürür.

Kemik Rahatsızlıklarında

Kayısı kemik rahatsızlıklarında da çok etkili olup aynı zamanda iyi bir kan yapıcı olarak görev yapar. Kansızlığın tedavisinde en az karaciğer yemek kadar etkilidir.

Kabızlıkta

Aç karnına yenilecek kayısı veya kayısı kompostosu  kabızlıktan mustarip olanların bu şikayetlerini giderir.

Çalışanlara ve Öğrencilere Kayısı

Kayısının sinirleri teskin edici özelliği vardır. Sinir rahatsızlığı çekenler, uykusuzluk problemi olanlar ve beyin gücüne dayalı işlerde çalışanlar ihtiyaçları olan gıdaların bir çoğunu kayısı tüketerek elde edebilirler. Öğrenciler ve çalışanlar yaz mevsiminde tazesini, diğer zamanlarda ise kurusunu ya da kompostosunu tüketmelidirler. Kurusunu üzerinizde bulundurabilir ve ihtiyaç hissettiğinizde kolayca ulaşabilirsiniz.

 

Dikkat!

Karaciğer rahatsızlığı olanlar kayısıyı fazla yememelidir. Mide rahatsızlığı olanlar ve mide asiti çok olanlar ham kayısıyı asla yememeli ancak olgun kayısıyı tercih etmelidir. Onlara ancak bu yakışır. Bunun dışında komposto veya reçelini de tercih edebilirler.

 

Kaymak

Kaymak, tatlılarımızın üstünde, kahvaltılarımızda bulunması gereken hem harika bir yiyecek, hem de şifası olan bir gıdadır.

En İyi Özelliği

Kaymağı tek başına  vücudunuzun her hangi bir yerinde oluşan şişliklerde krem gibi uygularsanız şifa bulursunuz.

Bebeklerinizin Dişi Çıkarken

Kaymağı evden eksik etmeyin. Çünkü diş çıkaran bebeklerde diş etlerine kaymak sürüldüğünde dişlerin çabuk çıkmasını sağlamaktadır.

Yaralarda

Yaralarınız kabuk bağladığında üzerine balla karıştırılan kaymak sürerseniz yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlamış olacaksınız. Bu krem aynı zamanda ara sıra kullanacağınız bir diş macunudur.

Cildinize on dakika kadar tatbik edeciğiniz kaymak ve bal terkibini  ılık su ile yıkadıktan sonra cildinizde ferahlık ve canlılık hissedeceksiniz.

 

Su kefiri

Kefir, solunum organları, mide ağrıları, müzmin bağırsak iltihapları, karaciğer iltihapları, bronşit, her türlü skeleroz, kalp krizi, safra kesesi, içerden ve dışardan çıkan çıbanlar, böbrek hastalığı, bulaşıcı sarılık, eklem hastalıkları, ishal, kabız, kan kaybı, sidik torbası hastalıkları, doğum sorunları, müzmin kadın hastalıkları ve sinir sistemi hastalıklarında kullanılır.

Ağır hastalıklardan sonra iyileşmeyi destekleyici ve hızlandırıcı olarak da kefirden yararlanılabilir.

Kefir özellikle bağırsaklardaki maddelerin kürileşmesini önlediğinden ömür uzatıcı olduğuna inanılır. Kafkasyalılar kefirin yararlarını bildiklerinden çocuklarına bile su gibi kefir içirirler ve Kafkasya’da yüz yıldan fazla yaşamak çok da sıra dışı bir durum değildir.

Eski çocuk tıbbında kefir süt yerine de  kullanılıyordu.

Kefir her gün içilmelidir; hemen kana karıştığından hazmı kolaydır.

Ağır, ciddi ve uzun süren hastalıklarda kefir çok miktarda ( sabah, öğlen ve akşam ½ litre) içilmelidir.

24 saatlik kefir çözücüdür ve kabız olanlar  yatmadan önce 2-4 hafta içerlerse şifa bulurlar.

Daha uzun bekletilmiş kefir biraz tıkar, 48 saatlik kefir normalleştirir.
İki litrelik kefir suyunun hazırlanışı

· 6 çorba kaşığı kefir

· 100-150 gr toz şeker

· 2 adet kuru incir

· yarım limon

Limon ve incirler tarım ilaçları içermemesi için çok iyi yıkanmalıdır.

Bu bileşimi tahta veya plastik kaşıkla karıştırın (metal kaşık ve kap kesinlikle kullanılmamalıdır)
24 saatte bir karıştırın.

Asit derecesi her gün çoğalacaktır.

En az 2, en fazla 3 gün bu şekilde olgunlaşsın.

Olgunlaşan kefiri süzgeçten geçirip şişelere doldurun. İçindeki limonu sıkın ve karıştırın.

Kalan kefiri musluk altında soğuk-akan su ile iyice yıkayın ve yukarıdaki gibi tekrar hazırlayın.

Kefir çabuk çoğalır ; su ve biraz şekerle birkaç gün muhafaza edilebilir.

Kefir bulmak çok zor olduğundan artan kefirinizi dostlarınıza hediye edin.

Tedavi dozları

Sinir sistemi

Günde 1 litre içilir

Mide ülseri

Günde 1 litre içilir (2 hafta)

Kansızlık

Günde 1 litre, ağır durumlarda 3 litre içilir (3 ay)

Çıban

Günde ½  litre kefiri çıbanın üzerine sürün kurumasını bekleyin (2-4 hafta) Çıban el veya yüzde ise sabahları kefir ile yıkayın.

 

Kekik

Thymus vulgaris

Ballıbabagillerden çiçeği, sapı ve tomurcukları baharat olarak kullanılan bir bitkidir kekik.

Kekik = Antiseptik

Tarih öncesi dönemden günümüze kadar taşınan bilgiler bize keskin kokusu olan otların iyi birer mikrop öldürücü olduklarını söyler. Bu anlamda kekik de iyi bir antiseptiktir.

Ağır Yemek mi Yediniz?

Bir çay bardağı su için bir tutam kekik   kaynatabilir ve bunu balla karıştırıp içebilirsiniz. Kekik midenizdeki gazı çıkartıp şişkinliğinizi giderir ve ağır yemekleri de hazmettirir.

Yalnız Bu Kadar mı?

Elbette ki hayır. İçine kekik atılmış sıcak su ile banyo yaparsanız romatizma ağrılarınız hafifleyecektir.

Ayrıca kekik iştah açıcı, tansiyon yükseltici, genel uyarıcı, idrar söktürücü, kuvvet verici, spazm giderici, mikrop öldürücü etkilere sahiptir. Hafızanızı kuvvetlendirir, gözünüzün kuvvetini arttırır, salgı bezlerinizi düzenli çalıştırır. Saman nezlesi, yorgunluk, bel ağrısı, nefes darlığı, uykusuzluk ve barsak parazitlerine karşı kullanılabilir.

Hamileler ve guatrlı hastalar dışında baş ağrıları ve öksürük için bir iki damla kekik yağı damlatıp yiyebilirsiniz.

Dişiniz Ağrıyorsa

Dişiniz ağrıyorsa doktora gidinceye kadar ağrıyan dişinize kekik yağı damlatın, ayrıca artık kolayca bulacağınız kekik suyu ve sirkeyle dönüşümlü olarak gargara yapabilirsiniz. Ayrıca kimyon ve sirkeyle de kaynatarak gargara uygulayabilirsiniz.

Su, Ama Kekik Suyu

Evet, artık kekik suyunu kolayca bulabiliyoruz değil mi? Yalnız kaynattığınız kekiğin suyuyla kekikten elde edilen suyun aynı olmadığını unutmayın.

Alacağınız kekik suyunu süt, meyve suyu ya da limonata ile dörtte bir oranında karıştırıp yemeklerden sonra içerseniz idrar yolları ve mesane için çok etkili bir antiseptik de elde etmiş olursunuz.

Kızartmalar Kekikle

Buzdolabının olmadığı dönemlerde gıdaları korumak için kekik kullanılırdı.

Şimdi siz, kızartmalarınıza hiç kekik katmış mıydınız? Deneyin; kızartarak pişirme pek sağlıklı olmasa da bu yöntemle pişirdiğiniz gıdaların olumsuz etkisini yoğurt ve bol kekikle giderebilirsiniz. Ayrıca tavuk ve ızgaranın vazgeçilmezi olan kekiği çorbalarınız ve salçalı yemeklerinizde de hiç çekinmeden kullanabilirsiniz.

Kekik Çayı

Özellikle kış mevsiminde, bir miktar suya bir tutam kekik atıp kaynatın. Balla karıştırıp içeceğiniz bu çay hem solunum yolu hastalıklarına hem grip ve anjine çok faydalıdır. Belli bir süre kullanıldığında kekik ve kekik çayı başlangıç dönemindeki katarakta engel olur.

Havanınız var mı?

Varsa havanla yoksa mutfak robotuyla döverek kabuğunu çıkardığınız buğday ve kekikten elde edeceğiniz macunu gerek parça  parça  yutarak, gerekse ağrıyan yerlerinize sürerek sargı yaparsanız siyatik ve kalça ağrılarınıza iyi gelir. Ayrıca sıcak kekik lapası hazırlayıp ağrıyan yerlerinizde kullanırsanız romatizmalar için de fayda verecektir.

Nekahet Döneminde

Nekahet dönemindeki hastalar için kekik oldukça faydalıdır. Gün içerisinde kaynatılıp yudum yudum içilen suyu hastaya ferahlık verir.

Mide ve karaciğer üşütmelerinde midedeki sert karışımları inceltip gözenekleri açarak şikayetleri en aza indirip ağrı ve sızıyı da giderir.

Etleri Çabuk Pişirin

Sirkeyle beraber kaynattığınız zaman sert ve incik etleri güzelleştirir, çok güzel bir lezzet katar. Etleri çabuk pişirmek istiyorsanız içine mutlaka kekik katın.

Saçlarınız Parlasın

Bir litre suya üç dört  avuç kekik koyup kaynatın ve saçlarınızı haftada bir kaç kez bununla yıkayın sonuca siz de şaşıracaksınız.

Güzellik için kekik
Çay gibi demleyip yüzün alt kısımlarına kompres yapabilirsiniz. Buğu banyosu yaparsanız ciltteki gözenekleri açar, yağ bezlerinin faaliyetlerini dengeler.
Ayrıca kekik,  ağız hijyen ürünlerinde, akneli yağlı ciltler için astringent kremlerde, cansız, solgun, yıpranmış, hassas saç şampuanlarda, yağlı saç losyonlarında kullanılır.

 

Kereviz

Apium graveolens L.

Yaprakları, kökü ve tohumu kullanılan kerevizin içinde bakın ne var;

C, E, A, B1, B2, B3, B6, folik asiti, potasyum, glikoz ve azotlu maddeler.

Ne İşe Yarar Bu Kereviz

İlk önce tohumlarından başlayalım. Kerevizin tohumlarını kaynatın, balla hallettikten sonra macun haline gelecektir. Elde edeceğiniz bu macun müzmin baş ağrılarında, mide rahatsızlıklarında,  sindirim problemi olanlarda,  mesane yollarını temizleyici özelliklere sahiptir.

Ve Şimdi de Yaprakları

Kereviz vücudumuzda şeker, tansiyon, guatrda ayarlama yapar, böbrek üstü bezlerimizi çalıştırır.

Karaciğer için çok etkilidir, karaciğer şişliğini giderip yorgunluk yapan maddelerden temizler. Safrayı normale sokar. İştahı olmayan çocuklar, yaşlılar ve nekahet dönemindeki hastalar için etkili bir iştah açıcıdır.

Kereviz ve Romatizma Karşı Karşıya

Bu karşılaşmayı daima kereviz kazanır. Kerevizi kaynatıp bol su ilave ederek içmelisiniz. Bu arada kereviz pişince sahip olduğu değerler azalır, bunu unutmayın. Bu yüzden kerevizi mümkün olduğu kadar çiğ tüketmeye çalışmalısınız. Ayrıca eczacılıkta gelinen nokta açısından söyleyecek olursak sarımsak ve kuşburnu tabletleri gibi kereviz tabletleri de hazır olarak satılmaktadır.

Zayıflamak için

Zayıflama rejimine başlayanlar kerevizin şişmanlığı önleyici özelliğinden yararlanmalıdırlar.

Prostat hastalıklarında

Eğir kökü ile birlikte kaynatılarak prostat hastalıklarına ve idrar tutulmasına karşı kullanılır.

Ayrıca

Kereviz, İdrar söktürücü, idrar arttırıcı, uyarıcı, iştah açıcı etkilere sahiptir.

 

Kına

İçinde tanen, boya maddesi, reçine bulunan kınanın kullanımı yüzyıllardan gelen bir mirasla  Anadolu’da  oldukça yaygındır. Gelinlerimizin ellerine, kurbanlık koyunların tüylerine, askere giden erkek evlatlarımızın avuç içlerine, saç boyamak istediğimizde hatta erkekler sakallarını boyamak istediklerinde hep kına kullanırlar. Kına hem renk vermede hem de şifa olarak  kullanabileceğimiz bir yardımcı tedavi elemanıdır.

Çiçek Hastalığında Kına

Çocukların çiçek çıkarma esnasında ayak tabanlarına sürülürse çiçek hastalığının göze sirayet etmesini önlediği söylenegelmektedir.

Kına Gargarası

Ağzınızda oluşan yara ve çatlaklarda kına ile sıcak gargara yaparsanız fayda göreceksiniz. Aynı şikayet için bal şerbetine katılan kına da önerilmektedir.

Guatr Rahatsızlığınız mı Var?

Kınayı mayalı hamur ve tereyağı ile beraber lapa yapıp guatrın üzerine bağlarsanız fayda bulmanız umut edilir.

Baş Ağrısı

Her zaman saçlarına kına yakan anneannem kınasının yenilenme zamanı geçince başının ağrıdığını söylerdi. Bu durum, kınanın zamanının geçmesiyle alakalı olmayıp müzmin baş ağrıları için kullanılan kınanın etkisinin azalmasıyla ilgilidir. Çünkü sirke ile karıştırılıp başa yakılan kına  baş ağrılarını geçirmekte oldukça etkilidir. Unutmayın.

Uyuz Hastalığı

Tereyağı ve kınayı merhem haline getirip kaşınan yerlere sürülürse sonuç inşallah memnuniyet verici olacaktır. Yine aynı şekilde bu karışıma biraz da sirke eklemek suretiyle elde edeceğimiz merhemi  çıban ve sivilcelere sürdüğümüzde iyi bir sonuç alabiliriz.

Son Olarak Kına;

Serinletici, yumuşatıcı, ağrı kesici ve antiseptik özellikleri vardır.

 

Kiraz

Sapı, meyvesi, ağcının kabuğu, yaprakları, çiçeği, ayrıca kiraz ağacının gövdesinden elde edilen zamkı ilaç olarak kullanılmaktadır.

Zehir Süpürgesi

Böbreklerin dostu bu şirin meyve vücudumuzu zehirlerden arındıran çok değerli bir besindir.

Kiraz böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürür. Vücudumuzda biriken ürat ve üre asitini dışarı atar. Bu sayede romatizma, damla, damar sertliği ve eklem kireçlenmelerine karşı yararlıdır.

Karaciğere Kırmızı Dost

Kiraz her zaman karaciğerimizin dostudur. Fazla ilaç alımı, zehirlenmeler ve çeşitli hastalıklardan sonra şişen karaciğerin yükünü hafifletip iyileşmesine yardımcı olur. Zamanla karaciğer normale döner ve safra ifrazatı artar, hazım gücünü artırır.

Bol Fosfor

Kiraz, bünyesindeki bol fosforla sinirleri kuvvetlendirip sükunet verir.

Sapları

Kiraz saplarından elde edilen şuruplar idrar söktürücü olarak kullanılırlar. Bunun için 60 gr. kadar kiraz sapı 1 litre suda kaynatılarak düzenli olarak tüketilir.

Çiçeği

15-20 gr. kadar kiraz çiçeğini 1 litre suda 15 dakika kadar haşlayıp  içerseniz hem öksürüğünüzü keser, hem de henüz ilacı bulunmayan nezlenizi geçirip göğsünüzü yumuşatır.

Kırışıklıklar İçin Kiraz Suyu

Yüz ve boyunun kırışan kısımlarına uyumadan önce kiraz suyu ile kompres  yaparsanız o kısımlarınızda gençleşme olur ve kırışıklıklar gider. Kiraz insanı dinç ve sağlıklı kılarak yaşlılık belirtilerini geciktirir.

Bu arada kirazın; dişleri çürüklere karşı koruduğunu ve dişlerin parlak görünmesini sağladığını da unutmayın.

İçinde Neler Var?

A, B1, B2, B3, B6 ve C vitamini ile fosfor. kalsiyum. sodyum, potasyum ve demir; ayrıca protein ihtiva eder. Kirazların koyu renkli olanları daha çok demir içermektedir ve kansızlığa karşı oldukça etkilidir. Kirazdaki kalori oldukça düşüktür.

Bahar Yorgunluğunda

Kış mevsimi bittiğinde güzel bir kiraz kürü sizi kendinize getirecek ve kış yorgunluğunuzu atmanıza yardımcı olacaktır.

Kirazın sahip olduğu şeker çok çabuk kana geçer ve vücuda bol vitamin vererek hastalara direnç kazandırır.

 

Kişniş

Kinzi, aşotu, kuzbere adı ile de bilinen kişniş; maydanoza çok benzeyen ancak tadı maydanozdan daha baharlı olan bir bitkidir. Azeri, Çerkez ve Gürcü mutfağının vazgeçilmez otlarındandır.

Kişnişin

Sindirim kolaylaştırıcı,

Kalp kuvvetlendirici,

Gaz söktürücü,

Spazm çözücü,

İştah açıcı,

Yatıştırıcı,

Ve tansiyon düşürücü etkileri vardır.

Ayrıca kişniş tohumları kaynatılıp içilirse baş ağrılarını giderici özelliği bulunmaktadır.

Vücudu kuvvetlendirmek ve kan yapmak için yediğiniz pekmeze bir miktar da kişniş tohumu katarsanız çok faydası olacaktır.

Kişnişin kanlı dizanteride de faydası görülür. Bunun için kişniş tohumlarını kekikle birlikte robotta öğütüp balla macun haline getirip yemek gerekmektedir.

Kişniş özellikle çorba ve tavuk yemeklerine harika bir lezzet katar.

 

Kızılcık

İçinde bol miktarda C vitamini, potasyum, kalsiyum, fosfor, pektin, magnezyum ve demir bulunan kızılcık hafif kekremsi tadıyla aslında iyi bir ev ilacıdır.

Ateş Düşürücü

Evet kızılcık kabuklarını kaynatın. Ateşiniz yükseldiğinde bu suyu herhangi bir şekilde tatlandırmadan için. Kızılcık iyi bir ateş düşürücüdür ve aynı zamanda harareti de alır.

Ayrıca Kızılcık

Mideyi kuvvetlendirir.

Tek başına yenildiğinde veya suyu içildiğinde ishali kesip bağırsak yaralarını geçirir.

Safrayı keser.

Yemeklerden önce yenilen bir kaşık kızılcık marmeladı basura iyi gelir.

Günde üç kez içilen kızılcık şurubu sistit şikayetini bertaraf eder.

Kızılcık Şerbeti Yapalım

Bunun için 1 kilo kızılcığı yıkayıp çekirdeklerinden ayırın.

Bir tencereye kızılcıkları koyup üzerine 6 su bardağı şeker ekleyin ve bu şekilde bir gece kalmasına müsaade edin.

Ertesi gün tencereyi hafif ateşe koyunuz. Yalnızca bir çay bardağı su ilave edip kaynamaya bırakın. Bir süre sonra kaynayan şurubundan bir çay kaşığı kadar alıp çay tabağına damlatın. Damla eğer su gibi dağılmıyorsa kıvamına gelmiş demektir. Hemen 1 limonun suyunu ilave edip bir taşım kaynattıktan sonra kavanozlara aktarın .. Afiyet olsun.

 

Kuşburnu

Rosae canina L / Yabani Gül / Yaban Gülü / Gülburnu / Gülelması / İtburnu / Köpek Gülü / Şillan

İçinde A, B, C, E, V, P vitaminleri, tanen, pektin, şeker, meyve asitleri bulunan kuşburnu yaz sofralarımızda bulunması gereken harika bir dosttur. İnsan nasıl böyle bir dostunu terk eder de kuşburnu dururken sentetik içeceklerle serinlemeye çalışır.

Kuşburnu çayı

Soğuk algınlığı, grip, nezle, öksürük şikayetlerinde mutlaka başvurulması gereken ev ilaçlarından biri de kuşburnudur. Bunun için bir çay bardağı veya bir su bardağı kaynar suyun içerisine kıyılmış kuşburnu ( bir çay kaşığı veya bir tatlı kaşığı kadar ) atmak yeterlidir. En fazla 4 dakikada demini alacak olan kuşburnunu balla tatlandırıp afiyetle için. Ancak ateşli hastalıkların tamamında şekerli ve tatlı yiyeceklerden uzak durmak gerekir unutmayın. Böyle zamanlarda kuşburnunu tatlandırmadan içmelisiniz.

Kolalı İçecekler Yerine Kuşburnu

Artık salgın halde bütün sofraları işgal eden ve zararları sayılamayacak kadar çok olan asitli kolalı içecekler yerine size vereceğimiz basit bir tarifle alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz. Hem çok sağlıklı hem de  lezzetli bu içeceği denemenizi öneriyoruz.

Kuşburnu Armonisi

Armoni içeceğini hazırlamak için bir çaydanlıkta çok az ada çayı, az ıhlamur, 2 tane kuru karanfil ve biraz toz tarçını (kabuk tarçın da olabilir) birlikte 15-20 dakika kısık ateşte kaynatın. Daha sonra büyükçe bir sürahiye yaklaşık bir avuç kıyılmış kuşburnu koyun ve kaynattığınız malzemeyi süzerek kuşburnuna ekleyin. Üzerine yarım limon sıkıp biraz da  -keyfinize kalmış-  esmer şeker veya balla tatlandırın. Soğuduktan sonra içeceğiniz bu harika içecek artık hazırdır. Bu armoni yaz, kış demeden çok büyük bir keyifle kullanacağınız bir içecek olacak. Deneyin göreceksiniz.

Yara ve yanıklarda

Eğer vücudunuzda ufak çaplı yaralar varsa bunlar için de kuşburnu yaprağı ve çiçeğine ihtiyacınız olacak. Kuşburnu çiçeklerini ve yapraklarını haşlayıp bu kısımlara kompres yaparsanız faydasını göreceksiniz. Yine aynı formüle bal ilave edip hafif yanıklarda  da deneyebilirsiniz.

Kendinizi halsiz ve bitkin hissettiğinizde

Kuşburnu, içerdiği bol C vitamini ve diğer vitaminlerle kendinizi halsiz ve bitkin hissettiğinizde sizi canlandıracak hoş bir meyvedir. Daha önce tarifi verilen ve belki de hemen hepiniz tarafından zaten bilinen şekliyle çayını içmeniz yeterlidir.

Kuşburnu Ezmesi

Anadolu'da özellikle ezme şeklinde kullanılır.
Meyveler suda kaynatılır, ezilir, çekirdeklerinden kurtarmak için elekten geçirilir, sulu kısım hafif ateş üzerinde, bulamaç kıvamına gelene kadar kaynatılır. Reçel gibi ekmek üzerine sürülerek yenir.

Ayrıca Kuşburnu

Büzücü, güçlendirici, idrar söktürücü, yara iyileştiricidir ve kanı temizleyicidir.
Skorbüt hastalığında kullanılır.
Kabız yapıcı olduğundan ishalde faydalıdır.
Şeker hastalığına karşı kullanılır (tatlandırıcı kullanmadan içilmelidir).
Böbrek ve idrar yolu taşları ve kumlarında, kanlı idrarda, gut hastalığında, rahim kanamasında, mide kramplarında, yağlı yemeklere karşı duyarlılık durumlarında kullanılır.
Ateşli hastalıklarda serinletici ve güçlendirici olarak çayı verilir.
Avrupa'da yaban gülü dallarındaki yumrulardan kaynatılarak hazırlanan çay kanser ve bazı rahim hastalıklarında kullanılmaktadır.
Çekirdekleriyle taze olarak yenen kuşburnu barsak solucanlarını düşürür.

Kuşburnunun içinde tohumları çevreleyen tüylerden kaşındırıcı toz yapılır.
Kış mevsimi için artık yaygınlaşmaya başlayan kuşburnu haplarından da yararlanabilirsiniz.

1 kilo kuşburnunda 15 kilo portakala denk C vitamini olduğunu da hatırlatalım.

DEVAMI Þ